23/5/2008 - Uykusuza....
Uykusuza…
Sana bir masal anlatmak isterdim.İçinde devlerin, cadıların, avcıların olmadığı, “… ve sonsuza dek mutlu yaşadılar…” cümlesiyle biten bir masal.Herkesten uzak, yalnız sana ait, yalnız senin için yazılmış bir masal.Her gece sen uykuya dalmadan önce sana anlatmak isterdim.İsterdim ki uykuya bu masalla dalasın, isterdim ki uykuların bu masalla başlasın…
Olmadı be uykusuzum…Olmadı…Aşkımız büyüktü bizim.Ama kaderinde büyük olduğunu göremedik.Belki de görmezlikten geldik.Aşk Kaf Dağı’nın ardındaydı, gitmeyi denedik gidemedik…Beraber bir savaşa girdik, belki ölmedik ama ağır yara aldık, kaybettik.Kadere yenildik..En başından beri çıkmaz sokak aşıklarıydık, bilemedik…
Söyleyemedim uykusuzum…Seni hala unutamadığımı, sana “canım” diyememenin canımı nasıl yaktığını, aşkın ateşinin ilk gün ki gibi nasıl yandığını söyleyemedim…Söyleyemezdim!.Senin hayallerin vardı benimse karanlıklarım ve can çekişen yarınlarım.Senin hayallerini kendi karanlıklarıma sürükleyemezdim.Hiç olmazsa birimiz yarınlara ümitle bakmalıydı.İşte bu yüzden “ben seni hala deli gibi seviyorum” diyemedim..
Kendine iyi bak uykusuzum.Sen uyu şimdi, en güzel düşler seninle olsun.Unut beni!Bir varmış, hiç yokmuş farz et.Sen sessizce girdin hayatıma, bende sessizce gidiyorum. !.İstediğin kadar kız bana, hatta küfür et, kızmam sana.İnsan kalp çarpıntısına kızabilir mi hiç?Ama şunu sakın unutma;
Seni sevdim, seviyorum, seveceğim…
“ Belki güneş bir gün ikimiz için doğar…”
|